Ara
  • Gulenbilge

Zaman - Olma Hâli

Bir önceki yazımı, “Bu dönem, kendimizi yenileyeceğimiz, geliştireceğimiz ve baştan tanıyıp tanımlayabileceğimiz çok değerli bir zaman dilimi olabilir. Eğer biz zamana hak ettiği değeri verebilirsek,” diye bitirmiştim. Evet, bizi mutlu edecek ve destekleyecek şeylere vakit ayırmak için çok doğru bir zaman. Ama bunun anlamı, bir yapılacaklar listesinin peşinde koşup, “neyse bunu da yaptım,” diyerek onlara bir bir “tik” atmak ve eğer yeterli(!) eylem içinde bulunmazsak kendi kendimize kızmak değil :)



Bu zihinsel koşuşturma bizi tekrar eski düşünme biçimine (mutlak bir yapma hâline) götürecektir. Salt yapma/eylem odağı ise sahip olma, harcama, yenileme, hız ve hareket demek. Ancak yaşam elbette sadece yaptıklarımızdan ibaret değil. Yaşam aynı zamanda ve öncelikli olarak bir olma hâli. Bu dönemi en az hasarla atlatabilmemizin tek yöntemi de “yapmamak” değil mi zaten? Dışarı çıkmamak, arkadaşlarla buluşmamak, gezmemek...


Şimdi sakin olma, temkinli olma, düşünceli olmazamanı. Şimdi kendi kendimize, kendimiz olma zamanı. İçinde bulunduğumuz durum aynı zamanda bize yavaşlamayı da işaret ediyor. Nitekim ister istemez hareketlerimiz yavaşladı. Çünkü acele edecek, yetişecek şeyler azaldı. Bu nedenle öğreneceğimiz en değerli şeylerden biri yavaşlamak aslında. Eylemlerimizde, düşüncelerimizde, verdiğimiz tepkilerde.


Bu dönem, içinde bulunduğumuz ânı bilinçli bir farkındalıkla yaşama olanağı sunuyor bize. Duygularımızı izleme; olanı sakince olduğu gibi görme; kendimiz ve sevdiklerimizle olan iletişimimizi güçlendirme; doğayla doğamızın uyumunu, değişime gösterdiğimiz direnci ve bizi kısıtlayan düşünce kalıplarımızı fark etme; mümkün olduğunca esnek ve anda olma fırsatı. Otomatik pilotu devreden çıkarıp direksiyon başına geçme, hatta otoyolda arabayla hız yapmak yerine çiçeklerin kokusunu içimize çekerek toprak yolda bisikletle gezme fırsatı.


En son ne zaman gerçekten “kendinize” zaman ayırdınız? İşte şimdi kendinize “bakma”fırsatı. Zamanı, yapmak istediklerimiz kadar olmak istediklerimiz adına da dengeli yönetmek, zihnimizi -geçmiş veya gelecek yerine- bedenimizin olduğu âna getirmekle mümkün. O zaman, zaman gerçekten hak ettiği değere de kavuşacaktır.

3 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör